--> Ölüm Anında Hissedilenler
-
Bugün : 20 Mayıs 2012   

  
               
Ana Sayfa
  v   Masaj Yapma
  v   Burclar
  v   Cin ve insan
  v   Büyüler
  v   Cinle İlişki
  v   İletişim
  v   Medyum
  v   Rüya Tabirleri
  v   Sifali Bitkiler
Kullanıcı : Şifre : Güvenlik :798059 Hatırla : Gizli :

  Medyumlar,Medyum,Türk,Medyum,Türk,Voyans,MedyumBul Forum || Ölüm ve Ötesi
   Ölüm Anında Hissedilenler

MedyumUmut
[Genel sorumlu]



Mesaj sayısı : 3027
Giriş sayısı : 1010
Konu puanı : 0  Toplam P : 2
Konuya Puan ver
Üye bilgileri

AZRÂİL ile KARŞILAŞMA ÂNINDA HİSSEDİLEN HASRET ve BU ÂNI HÂL DİLİYLE İFÂDE EDEN HİKÂYELER
Eş'as b. Eslem anlatıyor: İbrahim (a.s), ismi Azrâil olan ve bir gözü yüzünde diğeri de ensesinde olan ölüm meleğine şöyle sordu:

—Aynı anda eceli gelmiş iki kişiden birisi doğuda, diğeri de batıda olsa veya bir yerde veba hastalığı çıksa yahut iki ordu birbirine girse (aynı anda canlarını alman gereken birçok kişi için) ne yaparsın? Azrâil (a.s):

—Allah'ın izniyle ruhları çağırırım, onlar da şu iki parmağımın arasında olurlar, dedi.

Eş'as der ki: “Böyle bir zamanda yeryüzü Azrâil (a.s) için önüne konulmuş bir tabak gibi âdeta dümdüz olur. Ondan dilediğini alır.”

Kıssayı nakleden râvi der ki: “Hz. İbrahim'e (a.s) Halîlullah (Allah'ın dostu) olduğunu bildiren Azrâil'dir.”

Hz. Dâvûd'un oğlu Süleyman (a.s) ölüm meleğine, “Senin insanlar arasında pek adaletli davrandığını göremiyorum. (Aynı faciayı yaşamalarına rağmen) neden birisinin canını alırken diğerini bırakıyorsun? diye sorduğunda ölüm meleği şöyle cevap vermiştir:

“Bunun nedenini ben de senden daha iyi biliyor değilim. Bana sadece isimlerin yazılı olduğu sayfalar veya kitaplar verilir (ben de onlarda isimi yazılı olanların ruhlarını alarak vazifemi yaparım).
Hikâye: Kral ile Azrâil
Vehb b. Münebbih (rah) anlatmıştır:

Kralın biri bir yere gitmek ister. Giyinmek kuşanmak için elbiseler getirilmesini emreder, fakat hiç birisini beğenmez; ta ki hoşuna gideni bulana kadar elbise değiştirir. Sonunda hoşuna giden birisini giyer. Ardından yağız atlardan getirilmesini emreder ve aralarından en hoşuna gidene biner. O esnada şeytan gelir, burun deliklerinden kibir üfürür ve bütün vücudunu gururla doldurur. Sonra kral ardında askerleri ile birlikte halkın arasında kibirle yürümeye başlar lâkin gururundan etrafındaki insanlara dahi bakmaz.

O sırada üstü başı perişan, pejmürde kıyafeti ile birisi çıkagelir ve krala selâm verir, fakat kral onun selâmını almaz. Adam kralın kendisini dinlemesi için atının yularından tutunca kral:

—Bu ne büyük cüret! deyip yuları bırakmasını söyler. Adam:

—Benim senden bir isteğim var. Kral:

—Sabret, ineyim öyle söylersin, deyince adam:

—Hayır, şimdi söylemem gerekiyor, der ve atının gemini iyice çekmeye başlar. Kral:

—Söyle bakalım derdin neymiş, deyince adam:

—Bu sırdır ancak kulağına söyleyebilirim, der. O zaman kral başını ona doğru yaklaştırır. Adam kralın kulağına hafif bir sesle, “Ben ölüm meleğiyim” deyince kralın rengi değişir, dili dolaşır. Bir ara kendini toparlar ve:

-O hâlde bana izin ver de aileme gideyim, ihtiyaçlarımı giderip onlara veda edeyim; sonra da canımı alırsın, der. Ölüm meleği:

—Hayır, Allah'a yemin olsun ki, bundan böyle aileni ve mal-mülkünü ebedîyen göremeyeceksin, diyerek oracıkta canını aldı. Kralın cesedi bir kütük gibi yere yuvarlandı.

Ölüm meleği oradan mümin bir kulun yanına varır. Ona selâm verir, o da selâmını alır. Ölüm meleği âbid zata:

—Benim senden bir isteğim var, onu kulağına söylemek istiyorum, bana yaklaşır mısın? der ve kulağına gizlice, “Ben ölüm meleğiyim” der. Âbid zât bunu duyunca:

—Hoş geldin sefalar getirdin. Neden bana uğraman gecikti? Allah'a yemin olsun ki, benim için, yeryüzünde kavuşmak isteyip de kavuşamadığım senden başka hiç kimse yoktur, der. Ölüm meleği:

—Görmek, gidermek istediğin bir ihtiyacın varsa onu hallet, der. Âbid zat:

—Benim en büyük isteğim şu an Allah'a kavuşmaktır, başka bir şey istemiyorum, der. Ölüm meleği:

—Ruhunu sen hangi vaziyette iken almamı istersin? diye sorar. Âbid zat:

—Bunu yapma imkânı ve ruhsatı var mı? der. Ölüm meleği:

—Evet, bunu sağlamak için emir aldım, der. Adam:

—O hâlde müsaade et, abdest alayım sonra namaza durayım, ben tam secdede iken ruhumu alırsın. Ölüm meleği adamın dediği gibi yaptı ve o secdede iken ruhunu aldı.

Ebû Bekir b. Abdullah el-Müzenî (rah) anlatıyor:

İsrâiloğulları'nda mal mülk biriktirerek büyük bir servet edinmiş bir adam vardı. Ölüm döşeğine düştüğünde oğullarına:

—Bana mallarımı sınıf sınıf gösterin, dedi. Oğulları da, içinde çok miktarda at, deve, hizmetçi, menkul ve gayrimenkul malların yazılı olduğu bir listeyi babalarına gösterdiler. Adam listeyi görünce hasret ve pişmanlık içinde ağlamaya başladı. O esnada ölüm meleği geldi ve:

—Seni ağlatan şey nedir? Sana bu nimetleri bahşeden Allah'a yemin olsun ki, ruhunu bedeninden ayırmadıkça senin evinden çıkmayacağım, dedi. Adam:

—Bana biraz mühlet ver de malımı hak sahipleri arasında paylaştırayım, dedi. Ölüm meleği:

—İş işten geçti; ömrün sona erdi. Bu söylediklerini ecelin gelmeden önce yapacaktın, dedi ve oracıkta canını aldı.

Yine anlatıldığına göre adamın birisi çok büyük miktarda bir servet edinmiş, öyle ki, biriktirmediği hiçbir sınıf mal kalmamıştı. Bir saray inşa etmiş, iki tane sağlam kapı yaptırıp önlerine de muhafızlar yığmıştı. Bir gün bütün yakınlarını toplayıp onlar için ihtişamlı bir ziyafet hazırlattı. Onlar yemeklerini yemekte iken o da tahtına oturup ayak ayak üzerine attı. Herkes yemeğini bitirince kendi kendine:

“Ey nefsim! Artık senelerce zevk-i sefâ içinde yaşayabilirsin, zira ömür boyu yetecek kadar mal mülk topladın” dedi. Ne var ki sözünü tam bitir bitirmez ölüm meleği boynunda bir torba, üzerinde iki parça eski elbise; dilenciye benzer bir halde sarayın kapısına geldi. Kapıyı öyle şiddetli vurdu ki tüm saray ahalisi korktu. Hemen saray muhafızları kapıya doğru koşup dilenciye:

—Ne var? Ne istiyorsun? diye sordular. Dilenci:

—Bana kralınızı çağırın, dedi. Muhafızlar:

—Kralımız senin gibi birinin ayağına mı gelecek? dediler. Dilenci:

—Evet, siz benim söylediklerimi gidin kralınıza söyleyin, dedi. Muhafızlar hemen kralın yanına vararak olan biteni kendisine anlatırlar. Kral muhafızlarına:

—Eline bir şeyler vererek onu savuşturmasını beceremediniz mi? diye kızdı. Bu sırada dilenci kapıyı birincisinden daha şiddetli bir şekilde vurmaya başladı. Muhafızlar tekrar sarayın kapısına koşuştular. Dilenci onlara:

—Kralınıza söyleyin, ben ölüm meleğiyim, dedi. Bu sözü işitir işitmez muhafızların kalplerini bir korku sardı. Haber krala ulaştığında kral korku ve zillet içerisinde boynunu büktü. Muhafızlarına:

Ona karşı nazik davranın, yumuşak sözler söyleyin ve benim yerime başkasını alıp alamayacağını sorun. Tam bu sırada Azrâil içeri, kralın yanına girdi ve:

—Servetinle ilgili ne yapmak istiyorsan hemen yap; zira senin canını almadan buradan çıkmayacağım, dedi. Kral hizmetçilerine emir vererek hazinelerinin yanına getirilmesini emretti. Hazineleri önüne konulunca kral:

—Allah size lânet etsin. Sizler beni rabbime ibadet etmekten alıkoydunuz. Rabbimle baş başa kalmama sizler engel oldunuz, diye servetine karşı söylenmeye başlar. O sırada Allah (c.c) kudretiyle kralın servetini konuşturdu, serveti şöyle dedi:

—Neden bize sövüyorsun ki? Bizim sayemizde sultanların yanlarına girip çıkıyordun. Fakat (mağdur durumda olan) takvâ sahibi insanları ise kapına dahi koymuyordun. Bizim sayemizde nice güzellerle evleniyor, krallarla beraber oturuyordun. Bizi kötü yollarda kullanırken sana karşı bile gelmiyorduk. Keşke bizleri hayır yollarında kullansaydın da sana faydamız dokunsaydı. Âdemoğlu topraktan yaratılmıştır. İyilikleriyle ya da kötülükleriyle yine ona dönecektir. Sonra Azrâil (a.s) kralın canını aldı ve o da cansız bedeniyle yere yuvarlandı.

Ruhu Kabzedilen Bir Zorbanın Hikâyesi
Yine Vehb b. Münebbih anlatıyor:

Azrâil (a.s) yeryüzünde zulümde eşi benzeri görülmemiş bir zorbanın canını almış sonra tekrar gökyüzüne çıkmıştı. Melekler kendisine:

“Ruhunu kabzederken kendisine fazlaca acıdığın, merhamet ettiğin biri var mıdır?” diye sordular. Azrâil (a.s), “Evet, ıssız bir yerde bulunan bir kadının canını almakla emrolunmuştum. Yanına vardığımda daha yeni doğum yapmıştı. Yalnız başına yaşadığı için o kadına ve daha çok küçük olan ve bakacak kimsesi olmayan o çocuğa çok acımıştım”, dedi. Melekler, “Senin az önce canını aldığın zalim kişi, işte acıyıp merhamet ettiğin o çocuktu” dediler. Hayretler içinde kalan Azrâil (a.s), “En ince en gizli işleri bütün incelikleri ile bilen Allah'ı noksan sıfatlardan tenzîh ederim” dedi.

Atâ b. Yesâr şöyle demiştir: “Şa'bân ayının on beşinci gecesi Azrâil'e (a.s) bir sahife verilir ve, “Bu sene içinde bu sayfada ismi geçenlerin canlarını al” denilir. İnsanlar ağaçlar diker, evlilikler yapar, binalar inşa eder; hâlbuki ismi bu sayfada yazılıdır, fakat o bilmez.”

Hasan-ı Basrî (rah) der ki: Azrâil (a.s) yeryüzündeki her eve günde üç defa uğrar. Kimin rızkı tükenmiş, eceli sona ermişse onun canını alır. Aile fertleri ağlayıp sızlanmaya, yas tutmaya başlarlar. Sonra Azrâil (a.s) o evden ayrılmak üzere kapının kulpunu tutarak:

“Allah'a yemin olsun ki, ben onun ne rızkını yedim ne ömrünü tükettim ne de hayatından bir parça kesip aldım. Sizlerden de, hayatta kimse bırakmamak üzere tekrar tekrar uğrayacağım” der.

Hasan-ı Basrî (rah) der ki: Yeminle söylüyorum ki, şayet ev halkı Azrâil'in makamını (evin içindeki yerini ve şeklini) görseler, dediklerini işitseler, ölülerini unutur kendileri için ağlamaya başlarlardı.

Yezîd er-Rekkâşî (rah) anlatıyor: İsrâiloğullarından zorbalığı ve zulmü ile bilinen bir adam vardı. Bir gün evinde aile efradından biriyle baş başa oturmakta iken âniden içeri birinin girdiğini gördü. Adam bir yandan korku bir yandan da öfkeyle kapıdan girenin üzerine atıldı, yakasına yapıştı ve:

—Sen de kimsin? Seni evime kim soktu? diye sordu. Yabancı:

—Beni buraya sokanı soruyorsan; evin gerçek sahibi... Kim olduğuma gelince; ben hiçbir kapıcının engelleyemeyeceği, hiçbir hükümdardan izin almam gerekmeyen, onların saldırılarından korkmayan, hiçbir inatçı zorbanın ve azgın şeytanın engelleyemediği birisiyim, dedi.

Râvi der ki: Bunları işiten zalim adam hayatı boyunca ne kadar büyük bir hatanın içinde olduğunu anladı, titremeye başladı, ardında da yüzükoyun yere düştü. Bir müddet sonra kendine geldi, medet umarcasına hor ve hakir bir şekilde başını ona doğru kaldırarak:

—O hâlde sen ölüm meleğisin öyle değil mi? diye sordu. O:

—Evet, ben ölüm meleğiyim! dedi.

—O zaman bana biraz süre tanı da rabbime tövbe edeyim! dedi. Azrâil (a.s):

—Heyhat! Süren doldu, nefeslerin tükendi, saatlerin sona erdi. Artık bundan sonra sana zaman tanımanın imkânı yok! dedi. Adam:

—Peki, beni nereye götüreceksin? diye sordu. Azrâil (a.s):

—Âhirete gönderdiğin amellerine ve hazırladığın evine, diye cevap verdi. Adam:

—Ben âhiretim için ne bir sâlih amel işledim ne de ev dayayıp döşedim, dedi. Azrâil (a.s):

—O zaman haydi, derileri kavurup soyan alevli ateşe... dedi ve ruhunu aldı. Adam ailesinin arasında yığılıp kaldı. Kimisi feryat ediyor kimisi de ağlıyordu.

Râvi diyor ki: Eğer ölen kimsenin yakınları onun götürüleceği o kötü yeri ve Allah'ın (c.c) kendisi için hazırlamış olduğu şiddetli azabı bilselerdi, onun için elbette bundan daha fazla ağlarlardı.

 A'meş, Hayseme'den rivayetle şöyle bir kıssa anlatır:

Bir ara Azrâil (a.s) Hz. Süleyman'ın (a.s) huzuruna girdi. Hz. Süleyman'ın (a.s) yanında bulunan adamlardan birine uzun süre dik dik baktı. Azrâil (a.s) oradan ayrıldıktan sonra adam:

—Ey Allah'ın Peygamberi, o gelen adam kimdi? diye sordu Süleyman (a.s):

—O Azrâil'di, dedi. Adam:

Onun bana pek dikkatlice baktığını gördüm; sanki beni arıyor gibiydi, dedi. Süleyman (a.s):

—Ne istiyorsun? diye sordu Adam:

—Beni ondan kurtarmanı istiyorum. Rüzgâra emret de beni Hindistan'ın en ücra köşesine atsın, dedi. Süleyman (a.s) rüzgâra emrettikten sonra rüzgâr onu Hindistan'ın en uzak beldelerinden birine attı. Bu hâdiseden bir müddet sonra Azrâil (a.s) tekrar geldi. Süleyman (a.s) ona:

—Senin yanımda bulunan adamlardan birine dikkatli dikkatli baktığını gördüm, öyle değil mi? diye sorar. Azrâil (a.s):
—Yakın bir zaman önce o adamın canını Hindistan'ın en ücra köşelerinden birinde almakla emrolunmuştum; fakat onu senin yanında gördüğüm için çok şaşırmıştım; şimdi yerinde bulup canını aldım, dedi.


--------------------
 

  

Medyum Umut Msn medyumumut@hotmail.com

MedyumUmut Gsm 0535 488 20 33 & 0 554 549 83 36

Ülkemizde Medyumlar:
Medyumluk çalışmalarına 21 yıldır aralıksız devam eden Medyum Umut,sizlere hak yolunda yardımcı oluyor.Gerçek bir medyuma ihtiyaç duyarsanız mutlaka Medyum Umut Hocadan yardım alınız.Ülkemizde maalesef pek çok sayıda kendisini medyumum diye tanıtan bir sürü sözde medyum türemiştir.Medyumluk öyle kolay yapılacak yada sonradan kazanılacak bir vasıf değildir.Bu yüzden Medyum Umut sizleri bu sözde medyumlara karşı uyarıyor.Lütfen medyumluk hizmeti alacağınız zaman o medyumun hakkında gerçek bir bilgiye sahip olun.Aksi halde hüsrana uğramanız kaçınılmaz olur.

Medyumluk Hizmetleri:
Medyumluk hizmetleri arasında Umut beyin sayısız hizmeti vardır.Özellikle ayrılan eşleri birleştirmek ayrılan sevgilileri birleştirmek için hazırlamış olduğu birbirinden değerli vefk ve vefk çeşitleriyle Medyum Umut Türkiye de isim yapmış çok değerli bir medyumdur.Ayrıca Medyum Umut beyin iş ve kısmet açmak için nazara karşı hazırlamış olduğu vefkler yine büyü ve büyüye maruz kalmış insanlar için hazırlamış olduğu birbirinden değerli vefkler sayesinde insanlar gerçek mutluluğa kavuşuyorlar.
Sizler de bir gün gerçek bir medyuma ihtiyaç duyarsanız Umut Hoca dan yardım alabilirsiniz.
İnternet üzerinde kendisini hoca olarak tanıtan yalnız en küçük bir ilim sahibi bile olmayan insanlara karşı lütfen tedbirli olun.Bu kişiler adlarına çeşitli internet siteleri açarak siz değerli insanların yanılmasına neden olmaktadırlar.Bu nedenle lütfen her hocayım diyenin sözüne inanmayın.Bir çoğuda medyayı kullanarak insanları etkilemeye çalışıyorlar.Medyatik olmak iyi bir hocalık bilgelik taşınması anlamına gelmiyor ama maalesef toplumun böyle bir zaafiyeti var.Bizim insanımız tv programlarında boy gösteren kalitesiz niteliksiz hocalara itimat etmektedir.Bu çok büyük bir yanlıştır.Unutmayın ki ilim öyle kolay kazanılan bir özellik değildir. Medyatik olmak iyi ilim sahibi olan anlamı taşımamaktadır


Aşk Büyüsü:
Dünyaca Ünlü Medyum Umut Hoca ,sevgilisinden ayrılmış insanları birleştiriyor.
Evliliklerinde sorunlar yaşayan çiftleri birleştiriyor. Sizlerde çeşitli nedenlerden dolayı sevdiğinizden ayrı kalmışsanız Umut Hocanın kişiye özel aşk vefkleriyle tekrar o mutlu günlerinize dönebilirsiniz.
Medyum Umut Hoca hazırladığı muhabbet vefkleriyle Türkiye'nin bir numaralı medyumudur.

Bağlama Büyüsü:
Medyum Umut Hoca , bir takım nedenlerden ötürü ayrılmış olan sevgilileri tekrar eski mutlu günlerine dönmeleri için kişiye özel bağlama vefkleri hazırlıyor.Bunun yanında evli çiftler arasındaki geçimsizlikleri gidermek için hazırlamış olduğu vefkler sizlere mutlu bir yuva hayatına kavuşturuyor.

Sizde eşinizle büyük geçimsizlikler yaşıyorsanız yada eşiniz evi terk etmiş ise bu konuda konusunda tam olarak uzman olan Umut Hoca dan yardım alabilirsiniz.

Hocamızın Medyum Desteği:
Türkiye de medyumluk danışmanlığı alabileceğiz en doğru adres Medyum Umut Hocadır.Kendisi 21 yılı aşkın süredir medyumluk hizmeti veren bu işi en iyi şekilde yapan bu şekilde insanların güvenini kazanmış tek medyumdur.Umut bey aşağıdaki konularda medyumluk hizmetlerini sürdürmektedir.

Aşk ve bağlama vefkleri.

İş kariyer kısmet açma vefkleri.

Nazar ve nazardan korunmak için özel vefkler.

İçki Kumar gibi kötü alışkanlıklardan kurtarmak için hazırlanan vefkler.

Her türlü büyü ve büyülere maruz kalmış insanlara yönelik vefkler.

Kişisel Çalışmalarım

ÇALIŞMA ALANLARIMIZ VE EN ÇOK BAŞVURULAN KONULAR
EVLENMEK ve YUVA KURMAK İÇİN: Evlenmeyi isteyen her insan için, evlenmeyi arzu edipte çeşitli nedenlerle bir türlü evlenemeyenler için, evlenmek isteyen bekarların, boşananların ve dulların evlenmesi için yapılır.

AŞK KONUSU: Karşılıksız ve tek taraflı aşklarda, ayrılıklarda, sevdiğin insanı kendine aşık etmek ve bağlamak için, evliliklerde daha mutlu bir hayat için, eşini kendine aşık etmek ve her istediğini karşısındakine yaptırmak için yapılır.

EŞİNİN veya SEVDİĞİ BİR KİŞİNİN SADAKAT ve MUHABBETİ İÇİN: Sevdiğinin, eşinin ya da sevgilisinin kendisinden başka kimseye cinsel anlamda ilgi göstermemesi için ve kendisine sadık kalması için yapılır.

RIZKIN ÇOĞALMASI İÇİN: Rızkının, kısmetinin bollaşmasını isteyen her insan için yapılır. Rızkı ve kısmeti dar olan, iki yakası bir türlü bir araya gelmeyen insanların darlıktan refaha çıkması için yapılır.

BEREKET ve BOLLUK İÇİN: Kazancının ve Elindeki parasının bereketini göremeyen insanların paralarının, mallarının ve kazançlarının bereketlenmesi için yapılır.

MEVKİ ve MAKAM YÜKSELTMEK İÇİN: Hayatta, işte, istenilen maddi ve manevi her durumda mevki ve makam yükseltmek için yapılır.

MÜŞTERİ ve BOL KAZANÇ İÇİN: Müşteriye ihtiyacı olan insanların müşterilerinin çoğalması için ve müşterilerinden bol kazanç sağlamaları için yapılır.

KUMAR MÜPTELALARINI KUMARDAN KURTARMAK İÇİN: Kumara düşkünü olan insanları kumar oynama ihtiyacından ve kumar müptelasından kurtarmak için yapılır.

İÇKİ BAĞIMLILARINI İÇKİDEN KURTARMAK: İçkiye müptela olan insanların içki bağımlılığından kurtulup bir daha içki içmemeleri için yapılır.

KÖTÜ ÇEVRELERDEN KURTARMAK İÇİN: Kötü dostlardan, kötü çevreden ve kötü insanlardan kurtarmak için yapılır.

ZEKANIN ve BİLİNCİN ARTMASI İÇİN: Zekanın güçlenmesi, artması ve zeka kullanım oranının çoğalması için yapılır.

DALĞINLIK ve UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN:
Dalğın ve Unutkan olan insanların unutkanlıklarının ve dalğınlıklarını gitmesi için ve her şeyi hafızalarında tutabilmeleri ve hatırlayabilmeleri için yapılır.

SINAV KAZANMAK İÇİN: Ö.S.S., KPSS ve bunlar gibi sınavları kazanmak için yapılır.
Önemli Not : sınavdan bir ay önce yaptırılmalıdır.

SIKINTISIZ DOĞUM YAPMAK İÇİN: Doğumların kolay, sıkıntısız ve tehlikesiz olması için yapılır.

DİLEK VE HACETLERİN KABULÜ İÇİN: İstenilen bütün zaruret ve dileklerin kabulü için yapılır.

DÜŞMANLARA ÜSTÜN OLMAK İÇİN:
Düşmanların zarar ve şerlerinden muhafaza için, düşmanlara karşı her zaman üstün ve galip gelmek için yapılır.

SİHİR, MUSKA ve BÜYÜ İÇİN: Her türlü sihir, muska, büyü ve tılsımların bozulması için etkisiz hale gelmesi için yapılır.
Her türlü bağlanmış olan insanların açılması için, bahtı ve kısmeti bağlanmış insanların bahtlarının ve kısmetlerinin açılması için,
Rızkı, işi, gücü, kuvveti bağlı olan kişilerin açılması için yapılır.
MUHABBET ve SEVGİ: Seni sevmesini istediğin herkese uygulanabilir. Bu bir sevgili, arkadaş, ortak ve sevgisini arzuladığın herkes olabilir. Kaçanı geri getirmek için, ayrılanları birleştirmek için, eşlerde muhabbet, evladın sevgisi ve saygısı için, arkadaşların içinde sevgi ve saygı görmek için, aile bütünlüğünü korumak için, ebeveynleri tarafından sevilmek ve onlara sözünü geçirmek için, istenilen herhangi bir topluluğa otorite uygulamak için kısaca her türlü muhabbet için yapılır.

GÜZEL ve ZARİF GÖRÜNMEK İÇİN: İnsanlara güzel görünmek ve ilgi çekmek isteyen, yanlışlarının bile insanlar tarafından güzel ve hoş görünmesini isteyen insanlar için, herhangi bir toplumda, bütün çevrelerde, aile içinde ve iş ortamlarında eşsiz, çekici ve güzel görünmek için yapılır.

ZENGİNLİK, MAL ve MÜLK İÇİN: Zengin olmak ve mal-mülk isteyen bütün insanlara yapılır.

İŞ SAHİBİ OLMA ve İŞE GİRMEK İÇİN: İş bulamayan, işten atılan, işe girmek istediğinde problemlerle karşılaşan insanların rahatlıkla iş bulmaları ve işe girebilmeleri için yapılır.

KARA SEVDAYA TUTULUP MECNUNLUK VE PERİŞANLIK ÇEKEN İNSANLAR İÇİN: İmkansız aşka ve kara sevdaya tutulan insanların kurtulmaları için yapılır.

ÜZERİNE EŞ (KUMA) GELEN HANIMLARI KURTARMAK İÇİN:
Üzerine kuma getirilen, eşi tarafından aşağılanan hanımları bu çilelerden kurtulmaları için yapılır.

ZİNAYI TERK ETTİRMAK İÇİN: Eşini aldatan, kadın veya erkeklerin zina yapmalarını engellemek için ve aldatılmayı ortadan kaldırmak için yapılır.

DEDİKODULARDAN ve İFTİRALARDAN KORUNMAK İÇİN: Yapılan dedikoduları ve iftiraları önlemek için ve gelecekte yapılacak olan dedikodulardan ve iftiralardan korunmak için yapılır.

ZİHİN BERRAKLIĞI İÇİN: Algılama ve anlama yeteneğinin artması için, kapalı ve sınırlı zihinlerin açılması ve berraklaşması için yapılır.

SÖZÜNE İTAAT EDİLMESİ İÇİN: Herhangi bir cemiyette , aile içerisinde ve bütün çevrelerde sözüne itaat ettirmek ve sözünün geçerli olmasını isteyen insanlar için yapılır.

MÜSİBETLERDEN KORUNMAK İÇİN: Öldürülmekten, ani ölümden, hastalanmaktan, kötülüklerden, korkudan, dertlerden, hırsızlardan, hapis olmaktan, felaketlerden, afetlerden, şeytanlardan, cinlerden, korunmak için yapılır.

UYKU SIKINTILARI İÇİN: Uyku çokluğundan veya uykusuzluk gibi sıkıntıları düzeltmek için yapılır.

EZBERLEME YETENEĞİNİ ARTIRMAK İÇİN: Ezberleme yeteneği düşük olan insanların ezberlerini güçlendirmek için yapılır.

SADAKAT ve İTAAT İÇİN: Erkek veya kadının eşine yada sevgilisine sadakakati, itaat etmesi için, istenilen herhangi birinin itaat etmesi için yapılır.

HER HANGİ BİR İNSANI BİR MUHİTTEN VE BİR ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN: İstenilmeyen azgın, zararlı, kötü kişileri bir çevreden gitmesi ve uzaklaşması için yapılır.

ZİHİNSEL VE BEYİNSEL HASTALIK İÇİN:
Sinir ve ruh hastalıkları için, akıl hastalıkları için, baş ağrısı için yapılır.


Nazar bilimsel olarak ta kanıtlanmış; İnsan bünyesinden yayılan zararlı ışınların beyin gücüyle beraber belli bir yere odaklanması sonucu, canlı veya cansız nesneleri olumsuz yönde etkilediği klinik deneylerle konunun uzmanları tarafından açıklanmıştır.
• AİLE İÇİ HUZUR ve MUHABBET SORUNU YAŞIYORSANIZ,
• EŞİNİZLE ARANIZDA HUZURSUZLUK GEÇİMSİZLİK VARSA,
• KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ,
• BÜYÜ,MUSKA,GÖZ,NAZAR,CİN MUSALLATINA MARUZ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ,
• RUHSAL VE MANEVİ YÖNDEN BUNALIMLARINIZ VARSA,
• İSTEM ve İRADE DIŞI DAVRANIŞ SERGİLİYORSANIZ,
• İŞ KONUSUNDA BAŞARILI OLAMIYORSANIZ,
• TOPLUMA UYUM SAĞLAYAMIYORSANIZ,
• EŞİNİZDEN,NİŞANLINIZDAN, SÖZLÜNÜZDEN VEYA SEVGİLİNİZDEN AYRILDIYSANIZ,
• VEYA SORUNLU BİR BERABERLİK YAŞIYORSANIZ,
• ŞANSINIZIN, RIZKINIZIN, KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA YA DA İŞLERİNİZİN YOLUNDA GİTMEDİĞİNE İNANIYORSANIZ,
• BİR TAKIM KONULARI KENDİ ÜZERİNİZDE SAPLANTI HALİNE GETİRİYORSANIZ,
• SEBEPSİZ YERE SIKINTI BUNALIM VE RAHATSIZLIK DUYUYORSANIZ,
• TIBBEN MÜMKÜN OLDUĞU HALDE ÇOCUK SAHİBİ OLAMIYORSANIZ,

Not:  Büromuz Altınkum Mah.ikizcay 1002 nolu sok.no1 Edremitden Gelince ikizcay birinci köprüyü geçdikden sonra sola dönüp 100 metre ilerde Sagda Akçay Tlf : 0266 384 38 97  Fax: 0266 384 38 97 Cep Gsm:0535 488 20 33

30.05.2010 17:00:12
                               Oy : 0-Puan : 0

     

Forum son 5 K. & Benzer K.
Açan
Forum istatistikleri
Ölüm Anında Takınılması Güzel Haller..
MedyumUmut
Ölüm Anında Hissedilenler..
MedyumUmut
Forumdaki 13 Kategoride 85 Forum var, Bu forumlara açılan 3028 Konuya 10 Cevap yazıldı..
Üye : 0 Misafir : 4 Toplam : 4 Rekor : 41 kişi 23.09.2009 11:17:08
Aktif Üyeler Aktif üye yok..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. » separlar , » kundul , » jokey__89 , » adatto , » napster8584 , 

Medyum|Medyumun sitesi|Ünlü Medyumlar|Büyü|Yıldızname|Vefk|Nazar,Medyum,Fal,Büyü,Buyu,Büyüler,Nazar,Cin,Cinler,Muska,Vefk)
Website motorumuz © 2007 Aspsitem MedyumUmut.Com&MedyumUmut.Net
Bu sayfa: 0,22 saniyede yorumlandı.
 
Medyum | Medyum Umut | Medyumsitesi | Medyumsiteleri | Medyum | Medyumlar | Büyü Bozma |   Yıldızname |  Tarot |   Medyumbul |   Medyumara |   Medyumsitesi |   Fal |Medyumara | Muska | Buyu | Astroloji | Burclar | Kirmizibuyu | Akbuyu |  Karabuyu  |  Bioenerji  |  Dualar |  Remil |   Parapiskoloji|  Rüya|   Cifr| Link Değişimi SiteMap SiteMap1 SiteMap  SiteMap2

Diger Din Din

Medyum Fal Büyü Sihir Cin Muska Bedava Fal Bakımı Yıldızname Burcler Burçlar!

Medyum,Medyumlar,Ünlü,Medyum,Fal,Büyü,Büyüler,Vefk,Vefkler,Cin,Cinler,Bedava,Fal!

Medyum, Aşk, Büyü, Bağlama, Vefk Ücretsiz Destek 0535-488-20-33!

Medyumluk, yıldızname, muska ve büyü hakkında bilgiler veren bir site!

Türkiye'de medyum ve medyumluk kavramını büyü ve büyüler hakkında detaylı bilgileri bulabilirsinizr!

Medyum Muhabbet, Aşk Büyüsü ve Bağlama Büyüsü, Papaz Büyüsü konularında kendini ispatlamış Gerçek Medyum, Büyü, Hoca, Vefk!

Medyum, bakımcı, hoca, arayan kardeşlerimizin hayır üzere olan isteklerini, kişiye özel çalışmalar yaparak, karşılıyorum!

Büyü, kısmet, fal, nazar, vefk Danışma hattı 0535-488-20-33!

medyum-medyum hoca-medyumlar-Umut hoca-medyum medyumlar- medyumlar ve hocalar-medyum hocalar!